Ekrem İmamoğlu’nu mu aday yapalım Mansur Yavaş’ı mı yapalım?

Şu mu olsun bu mu olsun derken fena gaza gelip ne olursun ben olacağım diyerek Ekremcilere ve Mansurculara çalım atan Kemal Kılıçdaroğlu ekonomik sıkıntılardan medet umarak Cumhurbaşkanlığına ben bile aday olsam kazanırım moduna geçti.

Şaka yapmıyorum, inanın ki böyle düşünmeye başladılar.

Tamam, züğürt tesellisi ama belli ki gaza gelmişler. Tek motivasyonları tencere boş edebiyatı. Küresel bir enflasyon var ama vatandaş buna bakmaz, tenceresine bakar diyorlar. Yüzsüzlüğün de böylesi maşallah size.

İhracata rekorlar kırıyoruz, cari fazla veriyoruz. Fabrikalarımız 7/24 çalışıyor, harıl harıl üretiyoruz. Yabancı yatırımcı Türkiye’ye akın ediyor. Yüzde 10’a yakın büyüme gerçekleştiriyoruz. Turizm de önümüzdeki yaz rekor kıracağız. Savunma sanayinde dünyanın kıskanacağı bir noktaya geldik.

Ne dersen de nafile!

Takılmış, plak gibi tencere diyorlar, başka bir şey demiyorlar.

Pandemi sonrası dünyayı kasıp kavuran küresel enflasyonun kendileri açısından bulunmaz bir şans, nimet olduğuna inanıyorlar. Bu durumu, ayaklarına kadar gelmiş, muhteşem bir fırsat olarak görüyorlar.

Ama Erdoğan birkaç aya kalmaz uyandırır bu arkadaşları. Zira Türkiye dünyayı kasıp kavuran bu krizi fırsata dönüştürmeyi başaracak kimsenin şüphesi olmasın. Vaktiyle Erdoğan kriz bizi teğet geçecek dediğinde de dalga geçmişlerdi kriz bizi teğet geçmişti, Erdoğan yine haklı çıkmıştı.

Sizce Erdoğan hesapsız kitapsız mı kalkışmıştır böyle bir işe?

Ülkeyi dolar boyunduruğundan kurtarmak, tarihinde ilk kez üretim ekonomisine geçmek için reformlar yaparak, kurulan Türk birliği ile enerjideki atılımlarıyla, bütün dünyaya parmak ısırtacak savunma sanayisiyle bu kez Erdoğan müthiş bir zamanlamayla Türk ekonomisinde böylesine köklü hatta devrim gibi bir değişime imza attı.

Bu uyarıyı da tarihe not düşmüş olayım!

2023’ü Erdoğan’ı devirmek için son fırsat olarak görenler, boş durmayacaktır. Daha ilerisini söyleyeyim, her türlü pisliği yapmaktan çıkarmaktan geri durmayacaklardır. AK Parti hazırlıklarını buna göre yapmalıdır.

Daha geçtiğimiz günde de her türlü pisliği yapabilecek potansiyelde olduklarını gördük. El kol hareketi çekerek namussuz siyaseti getirme sözünü tutan Kemal Kılıçdaroğlu en azından namussuz siyaseti Mecliste kürsüye kadar getirdi. Yetmedi kürsüden de meydan okudu, “geliyor gelmekte olan”.

Ne demek şimdi bu? Gelmekte olan ney?  “Bu bir şey değil, siz daha görmediniz mi” demek? Bir dahaki sefere kolunu sıvayıp şırak diye patlatıp bir de kol hareketi mi çekecek?

Özgür Özel’in tabiri ile anlamı daha da mı kuvvetlendirecek. Bir de kürsüsünden söz vermiş. TBMM’yi de kirlilikten arındıracakmış. Siyasi ahlak kanunu çıkaracakmış.

Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu’ na bir hareket çekerdim ama durup dururken anlamı kuvvetlendirmeye hiç gerek yok.

Sen anca bunu Facebook’un hayali evreni Metaverse‘de yaparsın.

Kalın sağlıcakla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Türkiye’de Artan Irkçılık

Türkiye, son yıllarda beklenmedik bir değişim sürecine girdi. Mülteci sorunu, sosyal medya üzerinden yayılan ırkçı propagandayla birleşerek ülkede ciddi bir toplumsal soruna dönüştü. Bu sorunlar Türkiye’nin geleceği için tehlikeli bir yolda ilerliyor.

DSÖ’yü kim yönetiyor 1.bölüm

Tüm dünyayı saran korona virüs korkusu bir suçlu arayışını da beraberinde getirdi.…

Ekrem İmamoğlu Chatham Hause’da

CHATHAM HOUSE 1920 yılında, ismini bulunduğu sokaktan alan, geçmişi Yuvarlak Masa ya da…

Küreselcilerin Kurduğu Hıfzısıhha Enstitüsü, yeniden açılıyor.

Dünyanın en büyük aşı ARGE ve üretim merkezi olacak olan Hıfzısıhha Türkiye aşı ve biyoteknolojik ürün araştırma ve üretim merkezinin ihalesi 10 gün içinde yapılacak. Hıfzıssıhha tesisleri Ankara Esenboğa Havalimanı yolunda kurulacak.