Türkiye Siyasetinde Yeni Yüzyıl Dizaynı: Ankara’nın Gizli Planı ve Kırmızı-Ak Koalisyonu
Televizyon ekranlarındaki o gürültülü ve bitmek bilmeyen tartışmaları bir kenara bırakın.
Ankara’nın derin, sessiz ve loş koridorlarında şu sıralar bambaşka bir oyun kuruluyor.
Emin olun, yeni yüzyılın Türkiye’si, akşam haberlerinde izlediğiniz kayıkçı kavgalarıyla şekillenmiyor.
Devlet aklı; ekonomik buhranı, yıllardır süregelen toplumsal kamplaşmayı ve bir türlü nihayete ermeyen Kürt sorununu tek bir ustura darbesiyle çözmek için düğmeye bastı.
Karşımızda öylesine ince işlenmiş bir mühendislik var ki, taşlar yerine oturduğunda bugün imkansız dediğimiz her şeyin aslında kusursuz bir planın parçası olduğunu göreceğiz.
Kutuplaşmanın İlacı: CHP ve AKP Aynı Masada
Yeni yüzyılın en büyük meselesi iç cepheyi sağlam tutmak. Bunun da tek bir yolu var: Yıllardır birbirine bilenmiş iki sosyolojiyi barıştırmak.
Yani AKP ve CHP’yi aynı masaya oturtmak.
Fakat ortada bir sorun var. Mevcut Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu eksenindeki CHP, bu “devlet projesi” için yeterince öngörülebilir değil. İktidar, karşısında daha uzlaşmacı, devleti tanıyan bir muhatap istiyor.
İşte tam bu noktada CHP’nin iç dizaynı devreye giriyor.
“Mutlak Butlan” Operasyonu ve Kılıçdaroğlu’nun Dönüşü
Dikkatle izleyin.
Özgür Özel yönetiminin meşruiyeti, kurultaydaki delege yapısı ve hukuki boşluklar üzerinden inceden inceye tartışmaya açılıyor.
Hukuktaki o meşhur “mutlak butlan”, yani baştan beri yok hükmünde olma ilkesi sessizce fısıldanıyor kulislerde.
Amaç çok net: Özgür Özel yönetimini tasfiye edip, Kemal Kılıçdaroğlu’nu adeta bir “toparlayıcı lider” edasıyla yeniden başa getirmek.
Kılıçdaroğlu’nun son dönemde artan çıkışları, “safları sıklaştırın” mesajları tesadüf mü sanıyorsunuz? Hiç sanmıyorum.
Kılıçdaroğlu geri dönecek ve Türkiye’nin o tarihi “Kırmızı-Ak” koalisyonunun altına AKP ile birlikte imza atacak. Kutuplaşma bitecek.
MHP’nin Feragati ve Öcalan’ın Yeni Statüsü
Gelelim işin en sarsıcı kısmına. AKP, CHP ile anlaşıp merkez sağ-sol birliğini sağlarken, MHP kenarda mı duracak?
Elbette hayır. Devlet, en ağır ihaleyi MHP’nin omuzlarına yükledi: Kürt sorununu bitirme ihalesi.
AKP, geçmişteki açılım sürecinde ciddi oy kaybetti. Bu kez aynı hata yapılmıyor. Sürecin meşruiyet kalkanı bizzat Türk milliyetçiliğinin kalesi MHP oluyor.
Devlet Bahçeli’nin Meclis kürsüsünden yaptığı o tarihi Abdullah Öcalan çıkışı, dil sürçmesi veya anlık bir hezeyan değildi. Devletin yeni politikasının ilanıydı.
Öcalan’a biçilen yeni rol belli oldu: Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü.
MHP’nin gözetiminde silahlar susacak, PKK tasfiye edilecek ve Kürt siyaseti tamamen yasal sınırlar içine çekilecek. Böylece AKP oy kaybetmeyecek, MHP ise “devlet için kendini feda eden parti” olarak tarihe geçecek.
Modern Arenalar ve Amedspor Projesi
Peki Ankara siyaseti yeniden dizayn ederken, sokağı ve o öfkeli kitleleri nasıl kontrol altında tutacak?
Cevap, Antik Roma’da gizli.
Romalı yöneticiler, halkın isyanını bastırmak ve onları siyasetten uzaklaştırmak için gladyatör dövüşlerini, yani “Ekmek ve Oyunlar” stratejisini kullanırdı.
Bugün aynı stratejinin modern versiyonunu izliyoruz.
Amedspor’un yıllar süren çalkantılı döneminin ardından bir anda devletin de onayı ve güvenliği altında şampiyonluğa yürütülmesi, Süper Lig rotasına sokulması bir tesadüf değil.
Kürt gençliğinin o yoğun ve politize olmuş enerjisi, sokaklardan alınıp stadyumların içine, o modern arenalara kanalize ediliyor.
Halk hafta sonları takımlarının zaferleriyle, aidiyet duygularıyla meşgul edilirken, Ankara arkada o büyük siyasi operasyonu tamamlıyor.
Yeni Dünya Düzenine Hazır Türkiye
Sonuç mu?
CHP dizayn edilip koalisyona çekilecek. Laik-muhafazakar kavgası bitecek.
MHP, Öcalan kartıyla Kürt sorununu siyasi zeminde sönümlendirecek.
Sokaklar futbolla, sporla, arenalarla oyalanacak.
Türkiye, etrafı ateş çemberiyken ve küresel sistem çatırdarken, iç cephesini beton gibi sağlamlaştırarak yeni dünya düzenine adım atacak.
Gördüğünüz hiçbir şey tesadüf değil. Sadece oyun çok büyük.