Kıbrıs’ta Siyonistlerin Tehlikeli Arazi İstilası

Kıbrıs, tarih boyunca birçok siyasi sorunun merkezinde yer aldı. Ancak son zamanlarda, adada yaşanan yeni bir gelişme, uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Demografik yapıyı bozarak silah zoruyla adım adım Filistin’i yutan İsrail, aynı taktiği Kıbrıs üzerinde de uyguluyor gibi görünüyor.

Kuzey Kıbrıs’ta Artan Yahudi Nüfusu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, resmi kaynaklara göre Yahudi sayısının 43 bini aştığı belirtiliyor. Bu sayının hızla arttığına dair kaygılar da mevcut. Siyonistler, Kıbrıs’ın hem güneyinde hem de kuzeyinde arazi toplamak için harıl harıl çalışıyorlar. Kayıtlara göre Yahudiler, 3.355 kilometrekarelik Kuzey Kıbrıs topraklarından dolaylı ve direkt yollardan 25 bin dönüm arazi aldılar. Ayrıca ticari alanlarda da etkin olabilmek için KKTC’de yaklaşık 1.500 şirket kurmuş durumdalar.

Farklı Yöntemlerle Arazi Edinme

Yahudiler, Kıbrıs genelinde üç farklı yöntemle arazi satın alıyorlar. Trust yöntemi, yediemin formülü olarak bilinir ve en yaygın satın alma biçimidir. Bununla birlikte, vatandaşlık alan Yahudiler ve hülle yolu ile Ada sakini Türkler üzerinden arazi toplamak tercih edilen diğer yöntemler arasında yer alıyor.

Noter Satışları ve Gizli İstila

Özellikle dikkat çekici olan bir husus, Kıbrıs’ta e-Devlet sisteminin olmaması nedeniyle noter satışlarının kamuya açık bir şekilde görünmemesi. Ancak KKTC genelinde noterden yapılan 285 bin satışın önemli bir kısmının Yahudilere gittiği biliniyor. Bu da Kıbrıs Türklerini endişelendiren bir durum.

Acilen Alınması Gereken Tedbirler

Konuştuğumuz Kıbrıslı belediye başkanları, son dönemde arazi satın alma trendinin olağanüstü bir şekilde arttığına dikkat çekiyorlar. Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan, “Yetkililerimiz yeni bir kanun ile acilen tedbir almalı. Arazilerimiz Türk kalmalı. Tapu devri yerine kiralama yöntemini geliştirmek zorundayız. Özellikle Türkiye’den emlak sektörü Kıbrıs’ta aktif rol üstlenmeli” diyor.

Kıbrıs’ın Geleceği ve İsrail Benzeri Bir Kader

Kıbrıs Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Yasemin Öztürk, mevcut gidişata acilen dur denilmezse Kıbrıs’ın, Gazze ve Filistin’in akıbetini yaşamasının kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl’in Kıbrıs’ı Filistin’den sonraki ikinci kutsal vatan olarak ilan ettiğini hatırlatan Öztürk, Kıbrıs’ın hızla yeni bir sürgün felaketine sürüklendiğini ifade ediyor. Özellikle bazı stratejik noktaların kuşatıldığını belirten Öztürk, Gazze’deki olayların Kıbrıs’ta tekrar edebileceğine dikkat çekiyor.

Stratejik Noktaların Kuşatılması ve Güney Kıbrıs ile İlişkiler

Siyonistlerin, Kıbrıs’ı Filistin’e giden yolun bir köprüsü olarak gördüğü ve İsrail için bir çıkış kapısı olarak planladığı da biliniyor. İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile askeri iş birlikleri kurma yolunda ilerliyor. Bu gelişmeler, Kıbrıs’taki siyasi dengeleri ciddi şekilde etkileyebilir.

Güvenlik Kaynaklarının Uyarıları ve Geleceğe Dair Endişeler

Sonuç olarak, Kıbrıs’ta yaşanan bu durum, uluslararası toplumun ilgisini çeken ve tedbirler alınması gereken ciddi bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Kıbrıs’ın geleceğini korumak ve adada yaşayan Türklerin haklarını savunmak için acil tedbirler alınmalıdır.

Bir yanıt yazın
Şunlar da hoşunuza gidebilir

T625 “Gökbey” Çok Maksatlı Helikopteri Malezya’da Üretilecek mi?

Geçen yıl Kuala Lumpur’daki DSA 2022 fuarına katılan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) Başkanı Prof. Temel Kotil, yerel medyaya T625 “Gökbey” helikopterinin Malezya’da kurulacağını ve bu, Türkiye dışında ilk kez bir tesis olacağını söyledi.
Kızıl Kapı

Türkiye’nin “Kızıl Kapı” Planı: Amerika, İsrail ve Gazze Üzerinden Kurulan Büyük oyun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son konuşmasında sarf ettiği şu cümleler, sadece birer temenni değil;…

DSÖ’yü kim yönetiyor 1.bölüm

Tüm dünyayı saran korona virüs korkusu bir suçlu arayışını da beraberinde getirdi.…

Suudiler Hatay’daki 10 Milyar Dolarlık Projeye Ortak Mı Oluyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Körfez turunun ilk durağı olan Suudi Arabistan’da imzalanan enerji anlaşması, gözleri Hatay’a çevirmiş durumda. Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan Krallığı arasında, önceki gün doğrudan yatırım, savunma sanayii, enerji, savunma ve iletişim alanlarında anlaşmalar imzalandı.