Kesnizani Tarikatı
Kesnizani Tarikatı

2003 yılında Amerikan ordusunun Irak’a girişi, dünya tarihinin en şaşırtıcı işgallerinden biri olarak kayda geçti. Bayram sonrası bir sabah, adeta pikniğe gider gibi Irak topraklarına giren Amerikan birlikleriyle birlikte birçok soru da gündeme geldi: Peki Saddam Hüseyin’in yıllarca güçlü bir ordu kurduğu Irak’ta o askerler neredeydi?

Ortada Görünmeyen Ordu ve Görünmeyen Tarikat

İşgal sırasında dikkat çeken en önemli unsurlardan biri, yıllarca savaş deneyimi olan ve sürekli teyakkuzda tutulan Irak ordusunun neredeyse hiçbir direniş göstermemesiydi. Bu beklenmedik suskunluğun arkasında ise şaşırtıcı bir yapılanma olduğu iddia ediliyor: Kesnizani Tarikatı.

Kürtçede “Kimse bilmiyor” anlamına gelen Kesnizani, ismi gibi yıllar boyunca sessiz ve derinden ilerledi. Tarikat, Kadiri ekolünden gelen bir anlayışa sahipti ve özellikle müritlerinin uzun saçlarıyla tanınıyordu. Tarikatın lideri ise Şeyh Muhammed Abdülkerim Kesnizani’ydi.

Devletin ve Ordunun Derinlerine Sızan Güç

Zamanla büyüyen ve etki alanını genişleten tarikat, Irak’ın devlet kademelerinde birçok kilit noktayı ele geçirdi. Bu etki o kadar güçlüydü ki, sadece bürokraside değil, Irak ordusunun en üst düzey kadrolarına kadar sızdılar.

Daha çarpıcısı ise Saddam Hüseyin’in en yakın çevresindeki isimlerin de bu tarikata bağlı olmasıydı. Saddam’ın sağ kolu İzzet el-Duri, oğlu Uday Saddam ve eşi Sacide Hayrullah bizzat Kesnizani müridiydi. Bu yakınlık, tarikat liderinin devlet içinde alınan hemen her karardan haberdar olmasını sağlıyordu.

CIA ve Mossad Bağlantısı İddiaları

İddialara göre, Kesnizani Tarikatı yalnızca dini bir yapı değildi; aynı zamanda CIA ve İsrail istihbarat servisi Mossad ile de bağlantıları vardı. Saddam’ın “Yatak odama kadar girdiler” şeklindeki ifadeleri de bu sızmanın boyutlarını gözler önüne seriyor.

2003’te Amerikan ordusu Irak’a girdiğinde, ordu içindeki pek çok generalin Kesnizani tarikatına bağlı olduğu ve herhangi bir direniş göstermemeleri yönünde tarikat liderinden talimat aldıkları iddia edildi. Bu talimatın ise doğrudan Mossad kaynaklı olduğu öne sürülüyor.

Direnişsiz İşgal ve Teslim Edilen Bağdat

İddialar, Saddam’ın en güvendiği isimlerden İzzet el-Duri’nin Bağdat’ın kuzeyini bizzat Amerikan askerlerine teslim ettiğini gösteriyor. Bu da işgalin neden neredeyse “piknik havasında” gerçekleştiğini açıklıyor.

Tarih Tekerrür mü Ediyor?

İşin düşündürücü kısmı ise, bu olayın başka tarikat yapılanmalarıyla gösterdiği benzerlikler. Devlete sızma, karar mekanizmalarını etkileme ve dış bağlantılar üzerinden yönlendirme gibi unsurlar, birçok analiste göre tarihin farklı coğrafyalarda ama benzer şekilde tekerrür ettiğini gösteriyor.

Please follow and like us:
Pin Share
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şunlar da hoşunuza gidebilir
ABD'nin Savaş Planları

ABD’nin Savaş Planları, Çin Zulmü ve Dijital Ticaretin Yükselişi

Dünyanın siyasi ve iktisadi ekseni, sadece kâğıt üzerinde değil, bizzat sahada patlayan…
gerçeği görenler

Uyananlar İçin Kılavuz: Gerçeği Görenlerin Yol Haritası

Hakikati gören bir insan ne yapmalı? Uyanan bireyin içsel dönüşümü, sistemin manipülasyon mekanizmaları ve bilinçli yaşamın ipuçları bu kılavuzda seni bekliyor.
Amerika - İsrail İran savaşı

Jeopolitik Fay Hattı: 3 Mart 2026 İran Saldırısı ve Küresel Yansımaları

Dünya gündemi, son on gündür olduğu gibi bugün de tamamen İran odaklı…

Turan Yükleniyor.

Dün, yeni bakanların atanmasıyla birlikte Türk devletlerinin başkanlarının Türkiye’ye Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törenine katılması, büyük bir gövde gösterisiyle dünyaya sunuldu. Bugüne kadar benzer bir tören gerçekleşmemişti ve böyle bir katılım da görülmemişti. Artık herkes gözlerini Türkiye’ye ve Türk dünyasına çevirmiş durumda.